Merhaba şekerler. En sevdiğiniz sunucu Marlene Oxyd kanalından bildiriyor. Yeni şovum “Go-Go in Dawn” ile tüm MayaNet’i sallamaya devam ediyorum. Hazır mısınız?
O-12’nin tüm galakside bugüne kadar aranan en büyük teröristi Hakikat Tellalı’na ne oldu? Bu siber terörist neyin peşinde hepsi bu bölümde ortaya çıkacak. Unutmayın “Go Go Marlene” serileri VissioRama sponsorluğu altında yayınlanıyor.
Evet, şekerler! O-12’nin paylaştığı resmi bilgilere göre Yu Jing, Ariadna, Haqq ve Japon özel kuvvetlerinin oluşturduğu ortak müdahale güçleri Dawn gezegeninde gizlenmiş olan teröristin gizli üssüne ve diğer hücrelerine operasyon düzenlediler. Uzun zamandır aranan terör örgütünün yerleşgelerinin koordinatlarını bulan ve paylaşan Kazak birliklerine özel teşekkürümüzü sunuyoruz.
Alef’in yayınladığı rapordan anlaşılan o ki tatlışlar, bizim azılı haydutumuz burada alternatif bir Yapay Zeka üzerinde çalışıyormuş. Ve bu yapay zekanın amacı tüm insanlığı yok etmekmiş. İnanmıyorum, yaramaz Tellal seni!
Programcı değilim ama stajyerimin söylediğine göre böyle büyüklükteki bir verinin toplanması ve işlenmesi için muazzam bir veri transferi gerekiyormuş. Bunu da yasal olmayan Arachne ağı üzerinden yapmışlar. Şükürler olsun, Tunguska siber savunma güçleri bu verileri aramış ve silindiğinden emin olmuş. Korkmayın vatandaşlık bilgileriniz güvende. Nomad’lı dostlarımıza selam olsun.
Japon ve Hakk özel timlerinin ortak gayreti ile ele geçen üssün bir araştırma ve üretim merkezi olduğu ortaya çıkmıştı. Ama bu yaramaz terörist son anda tüm terminalleri havaya uçurmuş. Bu kahraman askerlerin omuz omuza verdiği mücadeleye rağmen üretim planları bulunamadı.
Peki bizim asıl kötü kahramanımıza ne oldu? Görünen o ki bu hain uzaylılarla işbirliği içerisindeymiş. Son anda korkunç uzaylılar gelip onu kurtarmaya çalışmışlar. Ama yine kahraman bekçilerimiz sayesinde ona ulaşamadan uzaylılar def edilmiş. Korkmayın tatlışlarım, o pis böcükler asla bize elini süremez. Bu kargaşada Tellal ortadan kaybolmuş. Halen aranıyor. Eğer görürseniz hemen en yakın güvenlik birimine bildiriniz.
Bu haftalık bu kadar. Unutmayın, galaksideki en doğru, en tarafsız ama en önemlisi en eğlenceli haberler “Go Go Marlene” şovunda!
Yaklaşık 3 gün önce
---
Japon ve Haqq birliklerinin çarpışması arasında kalan Hakikat Tellalı ağır bir şekilde yaralanmış ve laboratuvarı terkedecek fırsatı bulamamıştı. Aida Swansön ile gelen Shasvastii birlikleri de bu yoğun çatışma nedeniyle laboratuvara girip kendisini kurtaramıyordu. Laboratuvarın savunma sisteminin düşmesi an meselesiydi.
Hakikat Tellalı ya orada son nefesini verecek ya da en kötüsü kan kaybından bayılıp saldırganların eline canlı düşecekti. Bir karar vermesi gerekiyordu ve tek seçeneği vardı. Kübik bir sığınak şeklindeki giriş binasının ortasındaki asansör ile yerin altındaki laboratuvar katına indi.
Saldırının başında emrettiği gibi tüm kritik noktalara antimateryal ve E/M patlayıcılar yerleştirilmişti. Çalışır durumda olan bir kaç terminalden en geniş olana yaklaştı. Hızlıca bir seri komut verdikten sonra yanında bulunan katlanmış bir ameliyat sedyesine benzer koltuğa oturdu. Koltuğun sağında ve solunda bulunan uçlarında ameliyat aletleri tutan metalik ince kollar omuriliğine doğru yaklaştı.
Ameliyat bittiğinde kanlar içerisindeki Hakikat Tellalı acılar içerisinde ayağa kalktı. Bir insanın dayanabileceği en yüksek sevide sancılar içerisindeydi ama kanaması kısa sürede durmuştu. Damarlarında silikon bazlı sıvıları hissedebiliyordu. Laboratuvarın gizli kaçış kapısından çıktıktan sonra patlayıcıları ateşledi.
“Hür İrade Gelişmiş Bilinç motorunun Alef saldırısından kurtulmuş olması senin için hayırlı oldu” dedi bir ses.
Vücudunda dolaşan sentetik sıvının hormonları domine etmesine alışmaya çalışan Hakikat Tellalı cevap verdi. “Ama ne uğruna? İnsanlığımı feda ettim. Bu proje ikinci fazdı. Henüz test edilmemişti!”
Kafasında yankılanan ses yine konuştu.
“Unutma, yüce amaç uğruna her şey mübah. Gerekirse sen bile. Zaten artık sen, ben yok. Biz varız. Bir an önce merkezi bir terminal bulalım. MayaNet’e sızmak için sabırsızlanıyorum.”